1.Aşama Doğru Planlama

Arkadaşlar sizlerden çok soru alıyorum.

Arazi sizin mi?

Ne kadara aldınız?

İmarı var mı?

Yapmak zor mu?

Ne kadar para harcadınız? Bunlar gibi birçok soru.

Tüm bu süreç içerisinde edindiğim bilgileri ve tecrübelerimi sizinle buradan paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle şu konuya bir açıklık getirelim sizin olmayan bir araziye bir yapı yapmanız mümkün değil. Bakir kalmış kimsenin ulaşamayacağı yerlerde küçük barınaklar kurabilirsiniz ancak bu bile cezai bir yaptırıma tabii olabilir.

İmar ise çok karışık bir konu. Beton temeli olmayan, temelsiz ve tekerlekli yapıları kendi arazinize koyabilirsiniz diyorlar. Ancak kanunları, kuralları iyi bilen birine danışmak gerek. Ayrıca belediyelere göre de farklılık gösterdiği biliniyor. Ne olursa olsun bu durum bile bir izine tabii. Belediyelerin uygun birimlerine başvurarak  ruhsat almak gerekiyor.

Evi yapmak zor mu?

Elbette zor!

Eğer daha önce bu tarz işlere hiç meyil etmediyseniz veya el yatkınlığınız yok ise asla denemeyin derim.

Şimdi tüm bu şartları yerine getirdiğinizi varsayarak asıl konumuza dönelim.

Evi nasıl bir ağaçtan yapmak gerekir?

Bu konuda seçenek çok gibi durabilir ancak gerçekler böyle değil. Ağaçların büyük bir kısmı Rusya'dan geliyor. Bu sebeple fiyatlar dolara endeksli. Bugün hesaplattığınızı almaya gittiğinizde hatırı sayılır bir şekilde artmış olabilir. Bu konuya çok dikkat edelim.

Planlama yaparken aşağıdaki her bir husus kullanacağınız ağacın tipini ve kalınlığını değiştirecektir.

Öncelikle nereye yapmayı planlıyorsunuz?

İklim nasıl?

Sürekli mi yaşayacaksınız yoksa ara ara mı gidip kalacaksınız? 

Ağacınızı bu durumlara uygun seçmelisiniz. Çok kar olan veya çok yağmur alan bir yere belli kalınlıkta ağaç kullanmak gerekir. 

Benim olduğum yerde her mevsim hakkı ile yaşanıyor. Kışlar ayazlı ve ara ara karlı geçiyor. Çok bol yağmur yağıyor. Yazları da cehennem gibi sıcak oluyor. Hal böyle olunca bu durum çok fazla bakımı beraberinde getiriyor. Mesela, kışın suyu çeken, nemlenen tahtalar yazın kemik gibi sertleşiyor. Yaz mevsiminin kavurucu güneşi evin dışına attığım cilayı da mutlaka bozuyor.

Evin yapımında 5 cm kalınlığında fırınlanmış ve emprenyelenmiş çam ağacı kullandım. Kışları çok yağmur yağdığında yandaki fotoğraftaki gibi su çekiyor. Üstelik dışında kalın bir tabaka yat verniği mevcut. Çok mühim bir konu değil. Zamanla ağaçlar yazı ve kışı gördüğünde sertleşecektir ve bu durumun da tamamen ortadan kalkacağını düşünüyorum. Zaten içeride gürül, gürül soba yanınca 10 dakikada kuruyor.

Çok şiddetli rüzgarlarda bir miktar esneme yapıyor ancak rüzgarın o derece sert olduğuna sadece bir kez denk geldim.

 

Gelelim ağaçları nereden aldığıma!

Bu konu inanılmaz önemli !

Ağaçları almadan mutlaka gidip yerinde görmelisiniz. Çürük, emprenye uygulanmamış ağaçları almamış olursunuz. Ben Ağaçları Balıkesir'den aldım. Gidip bakmama rağmen bazı tahtalar yamuk geldi. Yaparken oldukça sorun çıkarıyor bu tahtalar. 

 

Peki ama ağaçları neye göre hangi ölçülerde alacağız?

İşte bu durum tam işlerin sarpa sardığı yer. Ben öncelikle bu işi projelendirdim. Bunu yaparken çok detay olmamasına ve evin büyük olmamasına özen gösterdim. En sonunda tamam oldu bu iş  dediğimde, bir mimar arkadaşımla oturup çizdik. Zaten internette de hazır çizimler var bunları bularak fikir sahibi olabilirsiniz. Daha sonra istediğim her detayı, ağaçları aldığım fabrikaya anlattım. Ancak ne kadar anlatırsanız anlatın mutlaka aksilikler olacak. İşte bu zamanlarda başka formüller üretmek zorunda kalacaksınız. Bu aşamada da işten anlamak, işe yatkın olmak çok önemli bir detay haline gelecek. Bir sonraki yazımda artık teknik konulara değineceğim.

Görüşmek üzere...